Fotograflar
Ana Sayfa Tarihce Nostalji Siirler icimizden biri ulasim
Şiirler


KUZGUNCUK OTELİ

evimi bir sokakla aldattım, üstümde
ay var bu gümüş semtinde bir sokağın
üçüncü katıyım, deniz bana bakıyor,
ben artık yalnızca denize karşıyım

üstüme gelme ay hanım, Kuzguncuk otelinde
iyilik katına çık, senin konukların ağır,
ben bir anıyı ağırlamakla geçen hayatlardanım

ruhumun bir otelde ilk kalışı bu
aynı, oda, aynı yatak, aynı aynada
birbirimizi ilk görüşümüz, başka veda yok,
üstümdeki yabancıyla uyumalıyım

ruh semtinden kayık açma ay
hanım! sana hazır değilim, senden yanayım
kim taşınsa çıkamıyorum içimdeki evden

Kuzguncuk otelinde iyiliğin katı çok
yıldızlar gibi çık çık bitmiyor ay hanım,
sen bu çocuğu bir yerden hatırlıyorsun
ben bu çocuğu bir yerden unutmalıyım

H. Ergulen / Eskiden Terzi

-----

ÇÖL DAHA İYİ !

çöle kıyısı olan kentlerin
limanları sıkıcı olur
kuş uçar gemi geçmez,
kervan zaman içinde.
böyle kentlerde insan
fırtına gibi sever,
sevdiği için ağlamayı.
hangi türküde sevmekten bahsedilse
ben hicaz olurum
elimi ıslatır elinin teri
ziyan olurum
seni sevmekle ıslanır aksam sefalarım
hangi türküde sevmekten bahsedilse
bu çölde ben
" şair burada yasadığı kenti çöle benzetiyor"da
bahsedilen sair olurum!


Yılmaz Erdoğan / 94-96 Kuzguncuk

-----

Kuzguncuk Destanı

Ey Kuzguncuk bunca hukukumuz var
Sana bir merhaba demeye geldim.
Düdük çalsın,selamlasın vapurlar
Gezmeye,Görmeye,yemeğe geldim.
Yine anılarım eskiye kaydı
Biraz dertleşelim seninle haydi.
Sende gerçekleşti hayalim,düşüm
Yıllar yılı oldun başımın tacı.
Çevreni sevdamla düğümlemişim:
Nakkaştepe,Koru,Fıstıkağacı.
Oynamaya küçük arsalar meydan
Denize dalardık Cemil Molla'dan.
Dosttan ileriydi,kardeşti sanki
İcadiye Caddesinde voltalar.
Her yaştan,her cinsten bir çok insan ki
Dolar boşalırdı geç vakte kadar.
Kuzguncuk semt değil bir aileydi,
Büyümü yaptılar,nazar mı değdi?
Yerin büyük yüreğimde basılı
Sende kaldım sılamdan da ziyade
İkametim kütüğünde yazılı:
Kırk yedi numara,Üryanizade.
Bulamazsam hoş gör başka kelime
Sitem desem yakışır mı dilime
Hoca,papaz,haham konu komşuydu
Cami,kilise,havrası da yanyana.
Vicdan katındaki hoşgörü buydu.
Ki yüce duygular veren insana.
Saygılarla çözümlenir her konu
Dinler,diller,ırklar,koalisyonu.
Seyyar Sebzecimiz Rum Foti vardı,
Mahalle bekçimiz Baruh,Yahudi,
Sütçümüz işinin ehli Bulgar'dı
Doktorsa Ermeni Minasyan idi.
Uzun boylu Rus da tamircimizdi,
Başı açık,sakalları temizdi.
KULELİ vapurdan tören geçişi
Yankılanır yokuşlarda "Şa! Şa! Şa!"
Yalıdan,bu coşkun saygıya karşı
Çıkar el sallardı Aksoley Paşa.
Gözler yaşarırdı,gönüller titrer
Saygıyla sevginin birleştiği yer.
Tabancayla kovalardı korudan
Bir hırçın komşumuz Şevket Mocan'dı.
Yalısı vardı ki dillere destan
Meclise de girdi,sonra harcandı.
Yine eksilmedi Hiç sevgilerim
Ruhuna Allah'tan rahmet dilerim
Neden terkeyledi bilemem amma
Kuzguncuk denince yüreği çarpar.
Birkaç sözle merhem oldu yarama
Ayhan hünalp diye şairimiz var.
Şöhreti buradan yayıldı,taştı
Enginlere,doruklara ulaştı.
Amigo laf atar,söverdi,bazı.
Aldırmazdı kimse,hatta gülerdik.
Futbol meneceri Berber Kiryazi
Daha nicesini toprağa verdik.
Eskilerde yavaş yavaş azaldı
Sağ olsun,bir Tahir Amcamız kaldı.
Bir de Göbek Ali aklıma geldi,
Hızlı hızlı çıkar yokuş yukarı.
Bir aralık perhiz yaptı,inceldi
Şalvara dönüştü pantalonları.
Vazgeçilmez bir tutkusu var hele
Erbap işi hazırlanmış nargile.
Gazetecimiz de bakmaz kusura
" Sağır" dense tanınmaya yeterdi
Erkenden evleri dolaşır,sonra
İskelede arz-ı endam ederdi.
Müşteriye sonsuz saygısı vardı,
Hasta olsa karısını koşardı
Nur olsun,var olsun hafif elleri
İğnesinin ucundaydı dermanım.
Bütün Kuzguncuk'a yıllardan beri
Şifa dağıtıyor Cemile Hanım.
Kış,yaz şemsiyesiz çıkmaz dışarı
Dolanır,tırmanır dik yokuşları.
Eli kolu dolu döner büyükler
Çocuklar bekleşir,yardıma hazır,
İskele,cümlenin buluştuğu yer
Gidişle telaş var,dönüşte huzur.
Bitişikte İsmet Baba uğraktı
Yorgun dönenlere bir duble haktı.
Vapurlarda çiklet satma sefası,
Deli Avram koşar gibi yürürdü.
Futbol arşiviydi sivri kafası
Eliyle fotoğraf çekmede (!) hürdü.
Daha kimler,neler var anlatacak
Affedin,soluğum bu kadar ancak.
Özlesem de uğramazdım aylarca
Anılar yumağı sende olmasa.
Birkaç yalı,birkaç tuğlalı baca
Birkaç kahven,meyhanen de olmasa.
Defterden silmedik amma kararttık
Sen eski Kuzguncuk değilsin artık.
Etkin olmasan da halkın çoğunda
KAYAOĞLU,bir vefalı oğulsun.
Okurların insafına sığın da
Avun bari,üzüntüler dağılsın.
El öpmeden,danışmadan ustasına
Ne giriştin bu belalı destana.

Ömer KAYAOĞLU-1983

( Eserlerin tüm hakları eser sahiplerinde saklıdır. )